1806 öncesi Viyana tarihi - özet
Kelt yerleşim merkezi
Viyana hareketli tarihi boyunca bir Kelt yerleşim merkezinden (milattan önce 1200 yılında) milattan sonra 2. yüzyılda Roma imparatorluğunun sınırında önemli bir şehir haline gelmiştir. İmparator Marc Aurel konağını Vindobona'ya (Viyana'nın o zamanki adı) kurmuştur ve imparatorluğun işlerini kısa bir süre buradan yönetmiştir. O dönemden kaynaklanan çok sayıda kalıntı bugün örneğin birinci bölgedeki metro istasyonlarında görülebilir. Ortaçağın ilk dönemlerinde şehir önemini yitirmiştir.
Ostarrichi - Doğu'daki İmparatorluk
976 yılında günümüzün Aşağı- ve Yukarı Avusturya eyaletlerinin bazı bölgeleri German İmparatorluğuna bağlı sınır vilayeti olarak yeniden kurulmuştur.
Bu tarih az çok Avusturya tarihinin başlangıcı olarak da görülebilir. Dük 2. Heinrich 12. yüzyılda (1156 yılında) Viyana'yı Babenberger hükümdarlığının başşehri yaptığında, şehrin nüfusu 10.000'i bile geçmiyordu. Bu atılan adımla Avusturya resmen Bavyera'dan bağımsız bir dukalık olmuştur ve Viyana o zamandan beri Avusturya'nın başkentidir.
Bu husus İmparator Birinci Friedrich Barbarossa'nın (1152-1190) bir belgesinde yazılıdır (Privilegium Minus). Bu belgenin sureti ile, "Ostarrichi" (Doğu'daki İmparatorluk) adının ilk defa geçtiği 996 yılı tarihli başka bir belge, Avusturya devletinin oluşumu açısından önemli dokümanlar arasındadır.
Viyana ve Habsburg'lular
1273 yılında Birinci Rudolf Habsburg Roma-German kralı seçilmiştir ve üç yıl sonra Viyana'ya geçmiştir. 1278 yılındaki muharebede Bohemya kralı Ottokar'ı yenmiş ve Avusturya'da 600 yıldan uzun sürecek (1918 yılına kadar) bir hükümdarlık kurmuştur.
Viyana şehri daha sonra Ortaçağda diğer bütün şehirleri de uğraştıran veba salgınları, büyük yangınlar ve çekirge istilaları gibi sorunlarla karşılaşmıştır. Viyana, Roma-German İmparatorluğunun başkenti ve hanedan merkezi olmayı sürdürmüştür ve böylece de yükselmekte olan rakip Osmanlı İmparatorluğunun savaş hedefi olmuştur.
Viyana ve Doğu
Osmanlı ordularının 1529 ve 1683 yıllarındaki başarısızlıkla sonuçlanan Viyana kuşatması ve ardından Avusturyalı başkomutan Prens Öjen de Savua tarafından toprak kayıplarına uğratıldıktan sonra, iki ülke arasında geniş kapsamlı barış anlaşması (1718) yapılmış ve çok verimli ekonomik ilişkiler kurulmuştur. Avrupa'nın Doğu ile ticaretinin büyük bir kısmı Viyana üzerinden yapılmıştır. Viyanalılar özellikle yeni Türk büyükelçisinin 160 deve ile birlikte Viyana'ya taşınmasından çok etkilenmişlerdir. Şehri gerçek bir Türk düşkünlüğü sarmıştır. Alaturka modasından (Viyanalı hanımlar başlarına türban takmadan evden çıkmazlarmış) Mozart'ın doğu ezgilerden esinlendiği operalarına kadar. Kısa zaman içinde kurulan Orient Akademisinde (günümüzün Diplomatlık Akademisi) Türk dili ve kültürü geleceğin diplomatları için zorunlu ders olmuş.
Zenta meydan savaşından (1697) sonra sağlanan toprak kazançları sayesinde Avusturya ve dolayısıyla Viyana o ana kadar görülmemiş kültürel ve ekonomik bir gelişme kaydetmiştir.
Bu gelişme o zamandan kalan Barok çağının çok sayıda görkemli binalarından da belli olmakta; örneğin Belvedere Sarayı (Prens Öjen'in sarayı, günümüzde Avusturya galerisi) ya da dönemin doruk noktasını simgeleyen Schönbrunn Sarayı (arşidük ve kraliçe Maria Theresia).
İmparator İkinci Josef (1765'ten itibaren imparator naibi olan) dönemine denk gelen Fransız devriminin ile Aydınlanma Çağı'nın kazançları Viyana'da ancak kısa bir süre etkili olmuştur. Şehrin Napolyon tarafından işgal edilmesi (1805) ve bunu takip eden "Vormärz" döneminden sonra Viyana tekrar Habsburg hükümdarlığı altına girdi.
© Foto: MA 35
Bu internet sitesi, anadilde ilk bilgileri size ulaştırmak üzere tasarlanmıştır. Avusturya´da resmi dilin Almanca olduğuna dikkatinizi çekmek isteriz. Bu yüzden sizden ricamız, Viyana Belediyesi ile iletişimde, olanaklarınız ölçüsünde Almanca dilini kullanmanız. Bu sayfadan sorumlu: Entegrasyon ve Çeşitlilik Dairesi (MA 17)İrtibat Formu
